Cushman & Wakefield EMEA CEO’su Colin Wilson ile Bir Araya Geldik

Cushman & Wakefield EMEA CEO’su Colin Wilson ile Bir Araya Geldik

Cushman & Wakefield’ın EMEA bölgesindeki organizasyonel yapısından bahsedebilir misiniz?

Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da (EMEA) 133 ofisimiz ve 5.500 çalışanı- mızla kullanıcı ve yatırımcılara; acente kiralama, varlık hizmetleri, sermaye piyasaları, tesis hizmetleri, global kullanıcı hizmetleri, yatırım & varlık yönetimi, proje ve geliştirme hizmetleri, kiracı temsilciliği ve değerleme ve danışmanlık alanlarında eksiksiz bir hizmet sunuyoruz.

İstanbul’a geçen yıl yapmış olduğunuz ziyaretinizden edindiğiniz izlenimleri bizlerle paylaşır mısınız?

Cushman & Wakefield Türkiye ekibi ile bir araya gelmekten çok büyük mutluluk duydum. Türkiye’deki ulusal ve uluslararası müşterilerimizin faydasına olacak şekilde geniş bir yelpazede hizmet sunma yetkinliğine sahip gerçekten kuvvetli ve adeta kolej ruhuyla birbirine bağlı bir ekibe sahip olduğumuz için oldukça şanslıyız. Yerel ve global anlamdaki derinlemesine öngörülerimizin ve tecrübelerimizin müşterilerimiz için önemli bir değer arz ettiğini düşünüyorum. Tuğra Gönden liderliğindeki Türkiye ekibi ise sürekli büyüme hedefiyle hem uluslararası hem de yurtiçi piyasalardaki faaliyetlerine destek arayan müşterilerimize en iyi hizmeti vermek adına çalışıyor. İstanbul’a iş seyahati nedeniyle geldiğim için kent hakkında çok fazla bilgi ve deneyim edinme şansım olmadı. Ancak, Türkiye’ye tekrar geleceğimi umuyorum.

Cushman & Wakefield’ın büyüyebileceği alanlar olarak nereleri görüyorsunuz ve hangi yeni pazarlarda büyümeyi umuyorsunuz?

İçinde bulunduğumuz siyasi, ekonomik ve teknolojik değişim dönemi, ülkeler arasında sermaye, hizmet ve personel taşıyan müşterilerimize stratejik danışmanlık sağlamak üzere yapılandırılan kuruluşumuz için önemli fırsatları barındırıyor. Öte yandan pazarlarımız arasındaki benzerliklerin oranı, farklılıkları geride bırakmış durumda. Her şeyden önce, müşterilerimizin şimdi ve gelecekte talep ettiği hizmetlere cevap verebilir durumda olmalıyız. Büyük uluslararası müşterilerimizin EMEA’ya ilişkin global stratejilerine destek vermek için yapacaklarımızın kapsamını genişletmekteyiz. Türkiye’de ve tüm EMEA’da değer yaratan yerel bir bilgi birikimi olduğunu biliyoruz ve inanıyorum ki bu yerel bilgi birikimi bölgeler arasında daha çok işbirliği yaparak ve bir bütün bölgesel şirket gibi hareket ederek daha da güçlendirilebilir.

Teknolojinin gayrimenkul sektörü üzerindeki en önemli etkisi nedir? Cushman & Wakefield bu alanda neler yapmaktadır ve nasıl farklılaşabilir?

Gayrimenkul sektörüne en büyük etkisi süreç verimliliğini artırması. Büyük veriyi içselleştirerek müşterilerimizin yararına olacak daha hızlı ve iyi bir karar alma verme sürecine ulaşabiliriz. Teknolojiyi, müşteriye sunabileceğimiz değeri artırmak için global platformumuzu geliştirebileceğimiz bir fırsat olarak görmekteyiz. Cushman & Wakefield bu yüzden teknoloji söz konusu olduğunda ortaklık modelini benimsemeyi tercih etmiştir. Bu ortaklıklardaki çeşitlilik, müşterilerimize ve onların ihtiyaçlarına cevap verecek yaratıcı ve teknoloji merkezli çözümler bulmamızı sağlayan muazzam fırsatlara erişmemize imkan veriyor.

Biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Cushman & Wakefield’de, öncesinde DTZ olmak üzere 23 yıldır çalışıyorum. EMEA işletmemizin stratejik bir çerçevede büyümesinden sorumluyum. Öncesinde İngiltere ve İrlanda işlerini yürütmekteydim. Geçmişte, Londra’nın merkezinde yatırımcılara ve inşaat firmalarına danışmanlık yapıyordum.

Hobileriniz/boş zamanlarda uğraştığınız ilgi alanlarınız nelerdir?

İş nedeniyle seyahat ederek o kadar çok zaman harcadım ki artık ailemle vakit geçirmek istiyorum. Pratik becerileri güçlü bir insanım bu nedenle evde ve bahçede çalışmayan onarılması gereken şeyleri onarmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

En son hangi kitabı okudunuz?

Yeni Zelanda’nın başarılı rugby ekibi “All Blacks”in kültür ve spor alanındaki başarısı hakkında yakın tarihte okuduğum bir kitaptan çok keyif aldım.

Herhangi bir spor veya sanat dalıyla uğraşıyor musunuz?

Sporla bilfiil uğraştığım günler artık geride kaldı; fakat sporu takip etmekten gerçekten büyük zevk alıyorum. Üç çocuğum da artık büyüdü fakat hepsi de sporla ilgilenmekten keyif alırdı. Çoğu ebeveyn gibi onları okulda ve sonrasında rekabet halinde görmek beni gururlandırırdı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.