IoT ve Gayrimenkul

IoT ve Gayrimenkul

Günümüzde yatırım çeşitleri içinde en büyük ve en değerli varlık sınıfı olarak nitelendirilen gayrimenkul; birçok farklı segmentten yatırımcının ilgisini çeken ve nispeten düşük riskli olarak algılanan bir sektör olma özelliği taşıyor. Öte yandan proje geliştiriciler ve finansörler gibi sektör oyuncularının yanı sıra bu projelere yatırım yapan girişimcilerin karlılık sürdükçe bir inovasyon getirmek için çok çabalamadıkları bir sektör. Teknolojinin hem iş hem de günlük hayatımızda yarattığı analitik kolaylıklar, birçok uzman tarafından gayrimenkul sektörü için büyük bir fırsat olarak değerlendirilse de sektörün bu teknolojik değişimler yaşanırken öncü rolü üstlenemediği ve stratejik olarak hazır olmadığı belirtiliyor. 1980’lerden beri etkisini hissettiren ve PropTech 1.0 ve 2.0 olarak adlandırılan iki teknolojik dalga, gayrimenkul sektörünün perakende, turizm, ulaşım veya üretim gibi diğer sektörlerdeki uygulamaları kopyalayarak edindiği yetkinlikler olarak değerlendiriliyor.  Bu da yeni nesil teknolojilerin yaratacağı etkinin gayrimenkul sektöründe üçüncü nesil teknolojik dönüşümlere neden olacağı öngörüsünü ortaya çıkarıyor.

Gayrimenkul teknolojisi olarak nitelendirilen ve özellikle perakende, ulaşım ve üretim sektörlerinden ilham alarak geliştirilen ilan listeleme teknolojileri, ofis paylaşım ekonomisi, servis hizmetleri, tesis yönetimi, inşaat teknolojileri ve kişiselleştirilmiş pazarlama stratejileri gibi çözümler, gayrimenkul sektörünün geçirdiği iki teknolojik dönüşüm sürecine ait örnekler olarak öne çıkıyor.

Günümüzde ise Endüstri 4.0 teknolojilerinden IoT’ye (Nesnelerin Interneti) gayrimenkul sektörünün stratejik yaklaşarak kendine özgün çözümler üretebileceği bir alan olarak bakılıyor. KPMG’nin yayınladığı Küresel Proptech Araştırması, insan hayatına etkileri şimdiden hissedilmeye başlanan IoT’yi gayrimenkul sektörünün kendi teknolojilerini geliştirmesi için bir fırsat olarak nitelendirirken, Proptech 3.0’ın bu teknolojinin üzerinde kurulacağına işaret ediyor.

Kısaca tanımlamak gerekir ise, IoT, fiziksel dünya (binalar, nesneler ve cihazlar) ile dijital dünyayı (veriler, sistemler, komutlar) birbirine bağlayan, en temelde fiziksel ortamdaki verileri toplayıp bir platforma aktararak bu verilerden anlamlı sonuçlar çıkarmamızı sağlayan yeni nesil bir teknoloji. İş dünyasındaki herhangi bir operasyonu, konvansiyonel çizgisel formundan çıkararak birçok bacağı ve veri girişi olan bir ağa dönüştüren IoT, herhangi bir nesnenin, gayrimenkul sektörü özelinde ise binaların, mekanik yapı olmaktan çıkararak dijital ve akıllı bir karar vericiye dönüşmesine kaynaklık ediyor. Yapay zekâ, görsel tanıma ve blockchain gibi diğer yeni nesil teknolojiler ile birleştirildiğinde ise özellikle ticari gayrimenkul sektöründe büyük bir fırsata işaret ediyor.

IoT’nin gayrimenkul sektörü için vadettiği en önemli teknolojik dönüşüm ise tesis yönetiminin verileştirilmesi ve gayrimenkul alanlarının verimliliğini arttıracak şekilde optimize edilebilmesi. Gayrimenkul projelerinin geliştirilmesinden kiralanma aşamasına kadar birçok süreci hem yatırımcılar hem de kullanıcılar açısından yeniden tanımlayacak olan IoT, gayrimenkul sektörünün bu konuda öncülük yapabileceği ve önümüzdeki 10 yıl içinde Proptech 3.0 dönüşüm sürecini gerçek anlamda başlatabileceği bir alan.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir