Turizm Sektöründe Sanal Gerçeklik

Turizm Sektöründe Sanal Gerçeklik

Birkaç yıl önce hem bilim insanlarının hem de sektör liderlerinin “bir sonraki büyük şey” olarak lanse ettiği sanal gerçekliğin; uzay bilimlerinden kreş eğitimlerine birçok alanda devrim niteliğinde bir dönüşüme kaynaklık edeceği öngörülüyordu. Beklentilerin aksine sanal gerçeklik, kendisine daha az değer biçilen bir noktaya evrilerek yoğunlukla eğlence sektöründe kısıtlı da olsa dönüşüm başlatmış bir teknoloji haline geldi. Keza IDC’nin ( International Data Corporation) yayımladığı son rapora göre 2018’de VR teknolojisine yapılan yatırımların toplamı, 2016’da sadece risk yatırım fonlarının yaptığı yatırımın yarısı kadar gerçekleşirken, VR teknolojisiyle donatılmış cihazların satışındaki düşüş ise bu teknolojinin yaşadığı durgunluğa örnek olarak gösteriliyor.

Özellikle oyun sektörüyle yakından ilgilenenlerin yoğun olarak kullandığı VR gözlükleri, orta ve orta-yüksek seviyedeki fiyat bariyeri de dikkate alındığında erkek ağırlıkta, genç, gelir seviyesi yüksek ve teknoloji meraklısı bir demografiye hitap ediyor. İlk yıllarda bütün iş alanlarında devrim yaratmasına kesin gözüyle bakılan bu teknoloji günümüzde birçok tüketici tarafından oyun kategorisinde değerlendirilse de VR teknolojileri adına hiçbir şey için geç değil.

Bir önceki kuşağa kıyasla tamamen farklı teknoloji kullanımları ve adaptasyonları olan Z kuşağı; eğlence ve medya tüketimini önceliklendirerek, VR gözlüklerinin pahalı bir oyuncak olarak algılanmasına neden oldu. Buna rağmen milenyum kuşağı da dahil olmak üzere tüm diğer kuşaklar, VR gözlükleri için yeni bir iş alanı olan turizm sektörünü işaret ediyor.

Milenyum kuşağının %47’si ve artık oyun sektörüyle arasına mesafe koyan X kuşağının %51’i; ‘mümkün olması durumunda seyahatlerini planlarken, kalacakları oteli seçerken ve ziyaret edecekleri alanları belirlerken VR teknolojilerinden yararlanabileceklerini’ belirtiyorlar. Z kuşağında %40’lara kadar düşen bu oranın VR teknolojisiyle çok sık anılmayan bir kuşak olan Baby Boomer’larda %45 civarlarında olduğu biliniyor. Global Web İndex’in Şubat 2019’da yayınladığı araştırma ise yaş almış kuşakların VR teknolojisine olan ilgisini ortaya koyarken, diğer yandan beklentilerin çok altında kalan bu teknolojinin geleceğine yönelik olarak da ipuçları veriyor.

VR’ın turizm sektöründe yaratacağı etkinin boyutlarını şimdiden kestirmek çok mümkün olmayabilir. Ancak, bu teknolojiyle birlikte tüketicilerin seyahate çıkmadan nasıl bir ortamda konaklayacağı, hangi restoranda yemek yiyeceği veya dolaşacağı sokaklar ve izleyeceği herhangi bir karşılaşmanın nasıl bir ortamda olacağı gibi kuşku taşıyan birçok soruda görsel cevap sunarak, turistleri satın almaya teşvik edeceği ve turizmciler için stratejik öneme sahip bir mecra olduğu kesin.

Potansiyel turistlere henüz seyahat etmeden yolculuk deneyimi yaşatmak  şüphesiz ki birçok seyahat firmasının da reddedemeyeceği bir başka promosyon alanı. Örneğin Birleşik Krallık merkezli haya yolu şirketi Thomas Cook “Try Before You Fly” (Uçmadan Önce Dene) kampanyasıyla uçuş gerçekleştirdiği destinasyonlarla ilgili çeşitli içerikler hazırlayıp, müşterilerine Manhattan silueti, Kızıldeniz’de tüplü dalış veya Piramitlerde tur gibi birçok yolculuk deneyimini görsel olarak VR teknolojileri üzerinden paylaştığı bir pazarlama stratejisi izliyor. Şirketin tüm ofislerinde uygulamaya aldığı ve mobil cihazlar üzerinden de erişilebilen bu kampanya, satışlarda %190 artış sağlamakla kalmayıp, yolcu demografisinde de 5 yaşlık bir gençleşmeye kaynaklık etmiş. Bir başka örnek ise doğa turizmi alanında gelişmek isteyen Avustralya’da başlayan VR kampanyası. Avustralya’yı bir turizm destinasyonu olarak tanıtmak amacıyla kurulan Ajans (Tourism Australia), ülke genelindeki çeşitli destinasyonlarla ilgili hazırladığı VR içeriklerinin 10,5 milyon kez tecrübe edildiğini belirtirken, yabancı turistlerin büyük bir kısmının ülkeye gelmeden bu sanal deneyimi yaşadığını ve yabancı turistlerin Avustralya’yı bir destinasyon olarak seçmelerinde bu içeriklerin büyük fayda sağladığını paylaşıyor.

Ülkemiz özelinde ise VR teknolojilerinin birçok sektörde deneysel boyutta kaldığı göz önüne alındığında bu teknolojinin hem içerik hem de stratejik boyutuyla birçok şirket ve kamu kurumu için değer vadettiği kaçınılmaz. 2018 yılında 39 milyon turisti ağırlayan ve 32 milyar dolar gibi ülke ekonomisi için oldukça önemli bir gelire kaynaklık eden turizm sektörünün, VR teknolojileriyle desteklenen kampanyalarla turizmi 12 aya yayması ve global boyutta bilinmeyen birçok turizm destinasyonunu bu VR platformları üzerinden seyahat severlerin ilgisine sunması, Cumhuriyet’in 100. yılı için koyulan 70 milyon turist ve 70 milyar dolarlık gelir hedefine doğru atılan adımlarda önemli bir yere sahip olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir